Zarf
Zarf Deyip Geçmeyin
Blog Category 5 sene ago Yorum Yapılmamış

Sahibine/sahibesine haberi getiren zarf, görevi bittiğinde kendini çöp kutusunda buluyor. Üstelik buruşturuluşmuş bir halde… Meşhur ‘Elçiye zeval olmaz’ lafı, söz konusu o  olduğunda unutuluyor nedense. Kimse zarfın da bir nevi elçi görevi üstlendiğini fark etmiyor. Sürekli üvey evlat muamelesine maruz kalıyor; taşıdığı evrak el üstünde tutulan göz bebeği, onu koruyup kollayan zarf  ne yapsa yaranamayan yaramaz bir çocuk.

Hani olur ya bazen; insan elindekinin kıymetini bilemez. Gözleri görmez, kulakları duymaz… Zarfın hikayesi de böyle işte. Sadece dikkatli bakışlar fark ediyor onu, buruşturmadan önce inceleyenler anlıyor değerini. Biraz daha dikkatli bakanlar çok daha farklı anlamlar ve görevler yüklemeye başlıyor.

Ve işte o anda, zarf kendisine yönelen bakışlara karşılık veriyor. Şeklini ve rengini değiştiriyor. Zamanla görevleri çoğalıyor; sadece evrak taşımıyor, sahibinin/sahibesinin sırdaşı oluyor bir anda. Araya cümleler, mesajlar giriyor. Tasarım giysisini giyiyor ve evrakın yanı sıra sahibinin/sahibesinin reklamını da iletiyor karşı tarafa. Hem de en ucuz yoldan….