cikarilmis
Yeniden Doğuşun Hikayesi – 3. Bölüm
Blog Category 4 sene ago 1 Yorum

Seyahatimiz sırasında arabadan arabaya sevk edilişimiz dışında canımı sıkan bir şey olmamıştı. Bir masal kitabı olmamın sevinciyle torunuma kavuşacağım günün hayalini kuruyordum. Sadece ben değil, yeni arkadaşlarım da çok heyecanlıydı. Mesela inatçı eşek tahminlerinden vazgeçmiyor sürekli kitap okumayı sevmeyen bir çocuğa verileceğimizi söylüyordu. Alaycı tavşan da, “Siz hiç kitap okuyan bir çocuk gördünüz mü?” diyerek inatçı eşekle dalga geçiyordu. Bense inancımdan hiçbir şey kaybetmemiştim. Beni sevecek, sayfalarıma tek tek dokunacak, bundan sonraki yaşantımı huzur içinde geçirmeme yardımcı olacak bir ele emanet olacağımı biliyordum.

Son gün, diğer kitaplarla birlikte bir dağıtım evinde soluklandıktan sonra, bir kırtasiyenin rafındaki yerimizi aldık. İçerisi mis gibi silgi, kalem ve defter kokuyordu. Kitap raflarına şöyle bir göz gezdirdim, ne çok çeşit vardı. Ders kitaplarının olduğu raflar üniformalı öğrenciler ve veliler tarafından çok fazla ziyaret ediliyordu. Her dönem ayrı bir sınav… Ne kadar da zor bu devirde çocuk olmak. Aklıma takılansa, okuma kitaplarının neden ders kitapları kadar ilgi görmediğiydi. Oysa okumayan, hayal dünyasının sınırlarını zorlamayan bir çocuk nasıl başarılı olabilir ki?
Akşamüstü, minik bir kız çocuğu ve annesi benim bulunduğum rafa yaklaştı. Küçük kızla göz göze geldim, beni eline aldı, sayfalarıma baktı ve “Anneciğim bu masal kitabını istiyorum” dedi. Kalbimin çarpıntısını duyacak, titrediğimi fark edecek diye çok korktum. Annesi de eline aldı beni. Hızlıca çevirerek şöyle bir göz gezdirdi sayfalarıma ve “Çok güzel bir gece masalları kitabı” dedi.

Untitled-1 Son yolculuğum böylece başlamış oldu. Beklediğimden farklı bir durumla karşı    karşıyaydım. Torunum 5 yaşındaydı ve henüz okumayı bilmiyordu. Annesi her gece torunuma “Hangi hikayeyi istiyorsun?” diye soruyordu. Torunum da bıkmadan, usanmadan her gece masallarımı dinleyerek rüyalara dalıyordu. Kimi zaman masal bittiğinde uyumamış oluyordu. Bana sarılarak uyumak istediğini söylüyor, minicik kollarına beni alarak uykuya dalıyordu.

Onun en yakın dostu, en sevdiği oyuncağı olmuştum. Bizi duyduğunu biliyordum. Arada inatçı eşeğe kızıyor, uçan halının resmine uzun uzun bakıp kafasını odadaki halıya çeviriyordu.
O, beni biliyordu. Onunla yaşadığımı, hayal dünyasının içinde olduğumu biliyordu.

Bu yaşlı çınar başka ne isteyebilirdi ki.