hersey_yazmakla_baslar
Yazmak, Boş Bir Kağıt ile Başlar
Blog Category 6 sene ago Yorum Yapılmamış

Her insan hayatta bir iz bırakmak ister.
Bunun en kolay yolu ise yazı yazmaktır.

Unutmamanın ve düşüncelerini aktarmanın yollarını arayan insanoğlu, çok eski yıllardan bu yana hep yazma gereği hissetmiştir. Bu arayış, insanların yazmak için farklı yöntemler denemesine ve en sonunda tüm dünyayı ileriye taşıyacak bir buluşa imza atmasına vesile oldu.

Yazmak için temelde iki araca ihtiyaç var; kağıt ve kalem. Dijitalleşen dünya ile birlikte bu iki araç yerini başkalarına bıraksa da, kağıdın hayatımızdaki önemi ve rolü hiç değişmedi. Peki, çoğu zaman yanımızdan ayırmadığımız kağıtların nasıl icat edildiğini hiç merak ettiniz mi?

hersey_yazmakla_baslar_1

Kağıdın icadından önce de yazmanın yollarını arayan insanoğlu, papirüs kamışlarından bir tür kağıt elde etmeyi başardı. M.Ö. 3500 yıllarında, Mısırlılar, kamışların içindeki yumuşak tabakayı ince şeritler halinde kesiyor, bu şeritleri birbirinin üstüne çaprazlama olarak yerleştiriyordu. Daha sonra bunları çiğneyerek düz bir tabaka haline getiriyor ve bu tabakaların üzerine yazı yazıyordu.

Mısırlılar uzun süre yazmanın yolunu aramış olacaklar ki, MÖ 13 yüzyılda, deriden yapılan parşömenler de ilk kez bu ülkede kullanılmış. Parşömen elde etmek için hayvanın derisi, kireç içerisinde güzelce temizlendikten sonra, tahta bir çerçeve içinde iyice gerilerek kurutulmuş. Düz bir zemin elde edinceye kadar bıçakla kazınan parşömenlerin üzerine yazılar yazılmış.

Günümüzde kullanılan kağıt ise, M.Ö. 2. yüzyılda, Çin’de, memur olan Ts’ai Lun tarafından bulundu. Bilinene göre; Lun, dutağacı kabuğu, kenevir ve kumaş paçavralarını suyla karıştırarak ezdi, lapa haline getirdi, presleyerek suyunu çıkardı ve bu ince tabakayı kuruması için güneşin altında ipe astı. Kuruyan bu tabaka kağıt şeklini aldı.

Büyük bir buluşa imza atan Çinliler, kağıt yapımında kullandıkları formülü uzun yıllar büyük bir gizlilik içinde sakladılar. Yıllar sonra, önce Japonların, sonra da Arapların eline geçen formül, Endülüs Emevileri’nin 711 yılında İspanya’yı işgal etmeleri üzerine Avrupa’ya ulaştı.

hersey_yazmakla_baslar_2

Zaman içerisinde, kağıdın kullanım alanının genişlemesi ve matbaanın bulunmasıyla birlikte, kağıda olan ihtiyaç arttı, buna karşılık yeterli hammadde bulunamadı. Ayrıca, kağıt üretmek de çok zaman alıyordu. Üretimin bir şekilde daha hızlı olması gerekiyordu. 18. yüzyılın başlarında Fransız bilimci Rene-Antonie Ferchault de Reaumur ormanda ağaçların arasında yürürken bir yaban arısı kovanı gördü ve kovanı incelemeye başladı. Birden kovanın kağıttan yapılmış olduğunu fark etti. Yaban arılarının paçavra, kimyasallar, ateş ve karıştırma tankları kullanmadan kovanı nasıl yaptıklarını merak eden Reaumur, gözlem yapmaya başladı. Yaban arıları ince dalları veya çürümüş kütükleri kemirir gibi ağızlarına alıyorlar, burada mide sıvıları ve salyaları ile karıştırıyorlar ve kovanlarını yapmada kullanıyorlardı. Reaumur arıların sindirim sistemini de inceleyerek buluşunu 1719 yılında Fransız Kraliyet Akademisi’ne sundu. Bunun üzerine 1798 yılında ilk kağıt makinesi yapıldı. Ancak bu geniş bir kayışın dönerek fıçıdaki lapayı aldığı ve ince kağıt haline getirdiği, her dönüşte tek bir kağıt yapabilen basit bir makineydi. Silindirli makine ise 1809 yılında John Dickinson tarafından icat edildi. Kağıt makinesinin icadı ile birlikte seri kağıt üretimine geçilmiş oldu.

Ülkemizde ise ilk kağıt üretimi Osmanlı Devleti döneminde İstanbul’un fethiyle başladı. O dönemde, şimdiki İstanbul Kağıthane yakınlarında kağıt hamuru hazırlayan bir değirmen bulunuyordu. Bu değirmen, 2. Beyazıt zamanına kadar faaliyette kaldı. Yıllar içerisinde, Osmanlı’da matbaanın gelişmesiyle birlikte farklı bölgelerde kağıt fabrikaları açılsa da, bu fabrikalar çeşitli nedenlerden dolayı kapatıldı.

hersey_yazmakla_baslar_3

Zorlu bir buluş ve üretim sürecinden geçen kağıt, geçmişten bugüne hayatımızın ‘olmazsa olmaz’ları arasında. Günümüzde kağıt üretimi ileri teknoloji ve tam otomatik olarak yapılabiliyor. Üstelik artık farklı renk ve çeşit alternatifleriyle!

İnsan var olduğu sürece yazı da var olacak. Ve kesinlikle yazı var olduğu sürece kağıt da var olacak. İcat edilmesiyle birlikte dünyanın büyük bir ilerleme kaydetmesine katkıda bulunan kağıtlar, uzun yıllar hayatımızın vazgeçilmezi olmaya devam edecek.