Untitled-1
Kağıdı Sabırla Birleştiren Sanat: Kat’ı
Blog Category 5 sene ago Yorum Yapılmamış

Japonya’dan dünyaya yayılan kağıt katlama sanatı Origami’yi duymayan yoktur. Ancak Origami bu kadar meşhur olmadan önce, Osmanlı topraklarında kağıttan sanat icra edildiğini biliyor musunuz?

İran kökenli bir sanat olan Kat’ı yani kağıt oymacılığı sanatının ilk örneklerine 15. yüzyılda Timurlar ve Akoyunlar döneminde rastlanıyor. Osmanlı topraklarındaki en parlak dönemini Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaşayan Kat’ı sanatının Çinliler tarafından bulunduğunu söyleniyor.

Arapça kökenli kat yani ‘kesme’ kelimesinden türeyen Kat’ı, bir desenin veya yazı istifinin kağıt veya deri gibi tabakalardan oyulmasıyla icra edilen bir süsleme sanatı. Oyulan kısmın başka bir yere yapıştırılması ‘erkek oyma’, boş bırakılması ise ‘dişi oyma’ şeklinde adlandırılıyor. Cilt kapaklarında, kıt’alarda ve el yazması eserlerde sıkça görülen bu sanatı icra eden kişilere Katı’an (Oymacılar) deniliyor.

Kağıt seçiminin çok önemli olduğu Kat’ı sanatında sık gözenekli, tüylenmeyen, kolay kesilebilen, yapıştırılırken buruşmayan ve aşırı genleşmeyen kağıtlar kullanılıyor. Bu özelliklere sahip her türlü ebrulu kağıt, hazır renkli kağıt, hamurunda özel lifler ve dokular olan veya üzeri baskılı fantezi kağıtlar kullanılabiliyor. Kat’ı sanatında çalışmanın ebadı, kompozisyon içindeki motiflerin detayları gibi özelliklere bağlı olarak farklı kağıt cinsleri tercih ediliyor.

11540 tarihinde Kanuni Sultan Süleyman’ın Åžehzadesi Mehmed için Hattat Ali Çelebi tarafından hazırlanan “Kırk Hadis” adlı eserin yazıları kâtı’ olarak yazıldı. Ayrıca, diÅŸi oyma kalıplarla yapılmış sayfa kenar süsleri ve deri üzerine oyma nakışlı ciltler de bu zamanın en güzel sanat eserleri arasında sayılabilir. 1650 tarihini taşıyan Åžah Mahmud NiÅŸapuri Albümü içinde yer alan mükemmel bir bahçe çalışması, gene Kat’ı eserlerinin en eski örneklerinden biridir.

16. yüzyılda gördüğü rağbetle giderek gelişen kağıt oymacılığı sanatı 17. yüzyılda ülkemize gelen batılı seyyahların, satın alarak ülkelerine götürdükleri albümler kanalıyla Avrupa’da tanındı. Avrupalılar bir süre sonra Silhoutte (gölge) adını verdikleri bu sanatta kendi tarzlarını yarattılar ve halen kendi yaşantılarından  sahneler yansıtan yalın kağıt oymalar yapıyorlar.

18 ve 19. yüzyıllarda Osmanlı’da yaşanan idari ve ekonomik çöküntü Kat’ı sanatını da olumsuz etkiledi. Hatta, 19. yüzyılda ciddi hiçbir eser ortaya konamadı. Günümüzde, oldukça sabır ve dikkat isteyen bu sanatın temsilcileri az da olsa çalışmalarına devam ediyor.